© 2006-2008 mavidegirmen.com. Tüm hakları saklıdır: Site kapsamındaki hiçbir özgün yazı ya da resim izin alınmadan ve kaynak göstermeden kullanılamaz.
Makro alemde evren o uçsuz bucaksız niceliğinde devinedursun,
bir köşeciğindeki bir galaksiciğin bir köşeciğindeki yaşam adacığı bir top,
bir yüzü aydınlıkta, bir yüzü karanlıkta, dönedursun,
o adacıktaki primatlar bir şeftalinin kabuğu üzerinde yaşayan mikroorganizmalar gibi harala gürele devinip gidedursun,
kimi zaman aydınlık yüzde, kimi zaman karanlık yüzde, kimi zaman öyle, kimi zaman böyle, mutlu ve mutsuz, hazda ve acıda, dertte ve refahta, kimi kendilerini pek önemli zannederek, kimiyse pek önemsiz bulup donanmaya çalışarak, kimiyse boşlukta kaybolmak mümkün olmadığı halde o küçücük şeftali üzerinde kaybola dura, bu küçük varlıklar kendi yarattıkları devinimin ritmine kapılıp gidedursun,
kimininse uçurtma uçurmaktan ibaretmiş derdi ve sevdası:
Rüzgarın yardımıyla ve rüzgara rağmen,
gökyüzünde gezinen küçük birer renk olmak.
Ne hikmetse..
"Oluşum Sürecindeki Artistik Kimliğin Müzik Endüstrisinin Rutinleri ve Beklentileriyle Olan İlişkisine Dair"
"'Yirmibirinci Yüzyılda Özgün Müzisyen Kimdir Ya Da Kim Olmalıdır' Sorgusuna Dair"
(Türkiye'de rock müzisyeni olmanın ne menem bir şey olduğu, ne tür zeminler edinip ne tür doruklara tırmanabileceği denkleminin düşündürdükleriyle kurgulanmış sohbetsi bir deneme)
(Metinler forumumuzda da mevcut.)
Ebedi yüreğin çölde bitmiş bir
bitkisi gibi,
ebedi zihnin yeryüzünde
suretlenmiş bir ifadesi gibi,
her ne kadar bilemesem de
âlemdeki yerimi ve o yerin
reel anlamını,
içimin tınısını göğüs kafe-
simde hapis saymayayım.
Çünkü belki de
kimi yürekler pişmek ister;
ve gökyüzü belki de tam da
gereksindikleri harda
ateşler verir onlara.
Ama kızdırmasın bu sözüm
seni;
yine kavrulmuş bir yalnızlık
tanesi söylüyor bu sözü.
Ve şunu da diyebilir mesela:
Enstrümanın olsaydım,
yaşamak isterdim.
Doğrulmak, ayağa kalkmak,
hatta koşmak isterdim.
Melodilerin olsaydım
ateşten saçılan kıvılcımlar
gibi sağa sola savrulmak,
koca kayalıkları bile zamanla
vura vura öğüten dalgaların
köpüklerinden kopuşan
billur damlacıklar gibi
kalplere uçmak,
yüreğin sözünü, insanlığın
göğünün gecesine ateşten
harflerle yazmak isterdim.
Fakat eminim ki çöldeki o
bitki,
varsın kimseler seçemesin
çiçeğinin renklerini,
bilecektir elbet kendi
değerini.
(C.G. Kasım 2004)
© 2006-2008 mavidegirmen.com. Tüm hakları saklıdır: Site kapsamındaki hiçbir özgün yazı ya da resim izin alınmadan ve kaynak göstermeden kullanılamaz.